Kimyasal Peeling Nedir? Yüzeysel, Orta Derinlikte ve Derin Peelingler

Kimyasal peeling; cilde kontrollü bir kimyasal solüsyon uygulanarak belirli deri tabakalarında yenilenme oluşturmayı amaçlayan dermatolojik bir işlemdir.

Peeling sonrasında cildin üst tabakalarındaki hasarlı hücrelerin uzaklaştırılması, hücre yenilenmesinin hızlanması ve kolajen üretiminin desteklenmesi hedeflenir. Kullanılan peelingin türüne göre akne, siyah nokta, cilt lekeleri, ince çizgiler, güneş hasarı ve bazı akne skarlarında iyileşme sağlanabilir.

Kimyasal peelingler etki ettikleri derinliğe göre üç ana gruba ayrılır:

  • Yüzeysel peelingler,
  • Orta derinlikte peelingler,
  • Derin peelingler.

Peelingin derinliğini yalnızca kullanılan asidin adı belirlemez. Asidin konsantrasyonu, pH değeri, ciltte kalma süresi, uygulanan kat sayısı, cildin hazırlanma şekli ve uygulama tekniği de penetrasyon derinliğini etkiler.

Yüzeysel Peelingler

Yüzeysel peelingler temel olarak epidermis olarak adlandırılan cildin en üst tabakalarında kontrollü yenilenme oluşturur.

Genellikle:

  • Aktif akne,
  • Siyah ve beyaz noktalar,
  • Yağlanma,
  • Yüzeysel güneş hasarı,
  • Sivilce sonrası kahverengi lekeler,
  • Melazma,
  • Mat ve düzensiz cilt görünümü,
  • Hafif ince çizgiler

için kullanılır.

Yüzeysel peelinglerden sonra kızarıklık ve hafif soyulma görülebilir. İyileşme süresi çoğunlukla kısadır ve istenilen sonuca ulaşmak için birkaç seans uygulanması gerekebilir.

Glikolik Asit Peeling

Glikolik asit, alfa hidroksi asitler yani AHA grubunda yer alan ve şeker kamışından elde edilebilen bir peeling ajanıdır.

Molekül yapısının küçük olması nedeniyle cilde kolay nüfuz eder. Konsantrasyonu ve uygulama süresi arttıkça etkisi derinleşebilir.

Glikolik asit peeling en sık:

  • Cilt tonu eşitsizliği,
  • Yüzeysel güneş lekeleri,
  • Melazma,
  • Sivilce sonrası kahverengi lekeler,
  • Komedonal akne,
  • Hafif ince çizgiler,
  • Mat ve pürüzlü cilt

için kullanılabilir.

Uygulamadan sonra kızarıklık, yanma, kuruluk ve ince soyulma oluşabilir. Glikolik asidin etkisinin durdurulması için işlem sonunda nötralizasyon gerekebilir.

Koyu cilt tiplerinde veya hassas ciltlerde agresif uygulamalar inflamasyon sonrası koyulaşmaya neden olabilir.

Salisilik Asit Peeling

Salisilik asit, beta hidroksi asit olarak sınıflandırılan ve yağda çözünebilen bir peeling ajanıdır.

Yağlı kıl foliküllerine ve gözeneklerin içine nüfuz edebilmesi nedeniyle özellikle akneye eğilimli ciltlerde tercih edilir.

En sık:

  • Yağlı cilt,
  • Siyah ve beyaz noktalar,
  • Aktif akne,
  • Gözenek tıkanıklığı,
  • Sivilce sonrası lekeler,
  • Seboreik cilt

için kullanılabilir.

Salisilik asit aynı zamanda inflamasyonu azaltmaya yardımcı olabilir. Bu özelliği nedeniyle iltihaplı ve komedonal aknede kullanılabilir. Akne tedavisinde glikolik, salisilik ve salisilik-mandelik asit peelinglerin etkili olabileceği, ancak en uygun ajanın hastaya göre değiştiği bildirilmektedir.

Uygulama sırasında beyaz kristalimsi bir görünüm oluşabilir. Bu her zaman deride protein hasarına bağlı gerçek “frosting” değildir; salisilik asidin kristalleşmesinden kaynaklanabilir.

Salisilat alerjisi bulunanlarda, geniş alan uygulamalarında ve bazı özel hasta gruplarında dikkatli kullanılmalıdır.

Mandelik Asit Peeling

Mandelik asit, alfa hidroksi asit grubunda yer alan ve diğer bazı AHA’lara göre daha büyük molekül yapısına sahip bir ajandır.

Cilde daha yavaş nüfuz ettiği için hassas ve koyu cilt tiplerinde daha kontrollü kullanılabilir.

Mandelik asit en sık:

  • Hafif ve orta dereceli akne,
  • Yağlanma,
  • Gözenek görünümü,
  • Sivilce sonrası kahverengi lekeler,
  • Melazma,
  • Hassas ciltlerde yüzeysel yenilenme

amacıyla uygulanabilir.

Antibakteriyel ve komedon azaltıcı özelliklerinden dolayı özellikle akneye eğilimli ciltlerde tercih edilebilir.

Laktik Asit Peeling

Laktik asit, alfa hidroksi asit grubunda bulunan daha nazik peeling ajanlarından biridir.

Ciltte yüzeysel yenilenmenin yanı sıra nem tutulumunu destekleyebilir.

En sık:

  • Kuru ve mat cilt,
  • Hassas cilt,
  • Hafif renk eşitsizliği,
  • Yüzeysel lekeler,
  • İnce çizgiler,
  • Hafif fotoyaşlanma

için kullanılabilir.

Glikolik aside göre daha yavaş nüfuz edebilir ve bazı hassas ciltlerde daha iyi tolere edilebilir.

Pirüvik Asit Peeling

Pirüvik asit; keratolitik, antimikrobiyal ve sebum azaltıcı özellikleri bulunan bir peeling ajanıdır.

En sık:

  • Aktif akne,
  • Yağlı cilt,
  • Komedonlar,
  • Yüzeysel akne skarları,
  • Güneş hasarı,
  • İnce çizgiler

için kullanılabilir.

Konsantrasyonuna ve uygulama tekniğine göre yüzeysel veya daha derin etki gösterebilir.

Keskin kokusu ve buharlaşabilen yapısı nedeniyle uygulama sırasında iyi havalandırma ve gözlerin korunması önemlidir.

Azelaik Asit Peeling

Azelaik asit; akne, kızarıklık ve pigmentasyon üzerinde etkili olabilen bir dikarboksilik asittir.

En sık:

  • Aktif akne,
  • Sivilce sonrası kahverengi lekeler,
  • Melazma,
  • Rozaseaya eğilimli ciltlerde pigmentasyon,
  • Cilt tonu düzensizliği

için kullanılabilir.

Azelaik asit aynı zamanda ev bakım ürünlerinde krem veya jel formunda da kullanılabilir. Peeling formundaki uygulamaların konsantrasyonu ve temas süresi profesyonel olarak ayarlanmalıdır.

Retinoik Asit Peeling

Retinoik asit peeling, halk arasında sıklıkla sarı peeling olarak adlandırılır.

Hücre yenilenmesini hızlandırarak pigment dağılımını ve keratinizasyonu düzenlemeyi amaçlar.

En sık:

  • Melazma,
  • Sivilce sonrası lekeler,
  • Güneş hasarı,
  • İnce çizgiler,
  • Mat ve düzensiz cilt,
  • Komedonal akne

için kullanılabilir.

Uygulanan solüsyon çoğu zaman belirli bir süre ciltte bırakılır ve hasta tarafından önerilen zamanda yıkanır.

İşlemden sonraki birkaç gün belirgin kuruluk ve soyulma oluşabilir. Retinoid içeren uygulamalar gebelikte kullanılmamalıdır.

Ferulik Asit Peeling

Ferulik asit güçlü antioksidan özelliklere sahip bir ajandır.

En sık:

  • Güneş hasarı,
  • Mat cilt,
  • Hafif pigmentasyon,
  • Fotoyaşlanma,
  • Çevresel hasara karşı antioksidan destek

amacıyla kullanılan yüzeysel peeling kombinasyonlarında yer alabilir.

C ve E vitaminleri gibi antioksidanlarla birlikte formüle edilebilir. Genellikle tek başına güçlü bir soyucu olmaktan çok kombine peeling sistemlerinin parçasıdır.

Fitik Asit Peeling

Fitik asit antioksidan ve pigment düzenleyici özelliklere sahip yüzeysel bir peeling ajanıdır.

En sık:

  • Melazma,
  • Yüzeysel pigmentasyon,
  • Hassas ciltlerde renk eşitsizliği,
  • Mat görünüm

için değerlendirilebilir.

Diğer peelinglere göre daha yavaş ve kontrollü etki gösterebilir.

Sitrik Asit Peeling

Sitrik asit alfa hidroksi asit grubunda yer alır ve çeşitli meyvelerde doğal olarak bulunur.

Antioksidan ve yüzeysel eksfoliasyon etkisi nedeniyle:

  • Hafif pigmentasyon,
  • Mat cilt,
  • Cilt tonu eşitsizliği,
  • Yüzeysel fotoyaşlanma

için kullanılan kombinasyon peelinglerinde bulunabilir.

Tek başına yüksek konsantrasyonda kullanımı daha az yaygındır.

Malik Asit Peeling

Malik asit, elma gibi meyvelerde bulunan bir alfa hidroksi asittir.

Genellikle tek başına güçlü bir peeling olarak değil, diğer AHA’larla birlikte yüzeysel peeling formüllerinde kullanılır.

Hafif cilt yenilenmesi, nem desteği ve cilt tonu düzenlenmesi amacıyla tercih edilebilir.

Jessner Peeling

Klasik Jessner solüsyonu:

  • Salisilik asit,
  • Laktik asit,
  • Rezorsinol,
  • Etanol

içeren kombine bir peelingdir.

Günümüzde rezorsinol içermeyen modifiye Jessner solüsyonları da kullanılabilir.

Jessner peeling en sık:

  • Aktif ve komedonal akne,
  • Yağlı cilt,
  • Sivilce sonrası lekeler,
  • Melazma,
  • Güneş hasarı,
  • Yüzeysel ince çizgiler

için uygulanabilir.

Kat sayısına göre yüzeysel etkinin gücü artırılabilir. Ayrıca TCA öncesinde cilt penetrasyonunu artırmak amacıyla orta derinlikte kombine peelinglerin bir parçası olarak kullanılabilir. Klasik peeling ajanları arasında glikolik, salisilik ve TCA; klasik kombinasyon peelingleri arasında ise Jessner solüsyonu yer almaktadır.

Rezorsinol ve salisilik aside karşı alerji ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır.

Alfa ve Beta Hidroksi Asit Kombinasyonları

Glikolik, laktik veya mandelik asit gibi AHA’lar; salisilik asit gibi BHA’larla kombine edilebilir.

Bu peelingler aynı anda:

  • Yüzeysel hücre yenilenmesini,
  • Gözeneklerin açılmasını,
  • Yağlanmanın azaltılmasını,
  • Pigmentasyonun düzenlenmesini

hedefleyebilir.

Özellikle hem aktif aknesi hem de sivilce sonrası lekeleri bulunan hastalarda tercih edilebilir.

Enzim Peelingleri

Papain ve bromelain gibi bitkisel enzimler, cildin en üst tabakasındaki proteinlerin parçalanmasına yardımcı olabilir.

Enzim peelingleri:

  • Hassas cilt,
  • Mat görünüm,
  • Hafif yüzeysel düzensizlik,
  • Daha nazik cilt yenilenmesi

amacıyla kullanılabilir.

Klasik kimyasal peelinglere göre daha yüzeysel ve kontrollü etki gösterirler. Derin lekeler veya belirgin skarlarda tek başına yeterli olmazlar.

Orta Derinlikte Peelingler

Orta derinlikte peelingler epidermisin tamamını geçerek papiller dermise ve üst retiküler dermise kadar etki edebilir.

En sık:

  • Belirgin güneş hasarı,
  • Aktinik keratozlar,
  • İnce ve orta derinlikte kırışıklıklar,
  • Pigment düzensizlikleri,
  • Yüzeysel akne skarları,
  • Daha belirgin cilt dokusu bozuklukları

için kullanılabilir.

Yüzeysel peelinglere göre daha güçlü sonuç oluşturabilir ancak iyileşme süresi ve komplikasyon riski daha fazladır. Orta derinlikte peelinglerden sonra belirgin kızarıklık, şişlik, kabuklanma ve yaklaşık 7–14 günlük sosyal iyileşme süresi görülebilir.

TCA Peeling

TCA, yani trikloroasetik asit, dermatolojide en sık kullanılan peeling ajanlarından biridir.

TCA’nın etki derinliği konsantrasyonuna, uygulanan kat sayısına ve cildin hazırlanmasına göre değişir.

Düşük konsantrasyonlarda yüzeysel, daha yüksek konsantrasyonlarda veya kombine tekniklerle orta derinlikte peeling oluşturabilir.

TCA peeling en sık:

  • Güneş hasarı,
  • Cilt tonu düzensizliği,
  • Yüzeysel pigmentasyon,
  • İnce çizgiler,
  • Aktinik keratozlar,
  • Yüzeysel akne skarları,
  • Cilt dokusu düzensizlikleri

için kullanılabilir.

TCA uygulanırken cilt proteinlerinin koagülasyonuna bağlı beyazlaşma oluşur. Bu görünüm frosting olarak adlandırılır ve penetrasyon derinliğinin değerlendirilmesine yardımcı olabilir.

TCA kendiliğinden nötralize olur. Su veya nötralizan uygulamak yalnızca cildi soğutabilir ve yüzeyde kalan asidi uzaklaştırabilir; dokuda başlamış olan koagülasyonu geri çevirmez.

Yüksek konsantrasyonlu TCA’nın tüm yüze tek başına uygulanması skar ve pigment değişikliği riskini artırabilir. Bu nedenle orta derinlik için çoğunlukla daha kontrollü kombinasyon teknikleri kullanılır.

TCA CROSS

TCA CROSS, tüm yüze uygulanan klasik bir peeling değildir.

Yüksek konsantrasyonlu TCA, yalnızca derin akne skarlarının içerisine noktasal olarak uygulanır.

En sık:

  • Ice pick akne skarları,
  • Dar ve derin boxcar skarlar,
  • Genişlemiş gözenek görünümündeki derin çukurlar

için tercih edilir.

Uygulanan skarın içinde beyazlaşma, ardından koyulaşma ve küçük bir kabuk oluşur. Amaç skarın tabanında kontrollü kolajen üretimi sağlamaktır.

Koyu cilt tiplerinde inflamasyon sonrası pigmentasyon gelişebilir. TCA CROSS’un tüm yüze yapılan TCA peeling ile karıştırılmaması gerekir.

Jessner Solüsyonu ve TCA Kombinasyonu

Jessner solüsyonu cildin yüzey bariyerini azaltmak amacıyla uygulanır, ardından TCA kullanılır.

Bu kombinasyon TCA’nın daha düzenli ve kontrollü biçimde orta derinliğe ulaşmasını sağlayabilir.

Özellikle:

  • Fotoyaşlanma,
  • Pigmentasyon,
  • İnce kırışıklıklar,
  • Yüzeysel aktinik keratozlar,
  • Hafif akne skarları

için kullanılabilir.

Bu teknik klasik olarak Monheit peelingi olarak bilinir.

Glikolik Asit ve TCA Kombinasyonu

Yüksek konsantrasyonlu glikolik asit cilde uygulandıktan sonra nötralize edilir ve ardından TCA uygulanır.

Glikolik asit epidermal bariyeri azaltarak TCA’nın daha düzenli nüfuz etmesine yardımcı olabilir.

Bu kombinasyon Coleman peelingi olarak da adlandırılır.

Orta derinlikte etki amaçlanan güneş hasarı, ince kırışıklıklar ve pigment düzensizliklerinde kullanılabilir.

Katı Karbondioksit ve TCA Kombinasyonu

Katı karbondioksit, yani kuru buz, cilt yüzeyine uygulanarak epidermal bariyer değiştirilir ve ardından TCA kullanılır.

Bu teknik Brody peelingi olarak adlandırılır.

Günümüzde diğer kombinasyonlara göre daha az kullanılmakla birlikte klasik orta derinlikte peeling yöntemlerinden biridir. Jessner–TCA, glikolik asit–TCA ve kuru buz–TCA kombinasyonları klasik orta derinlikte peeling teknikleri arasında yer alır.

Derin Peelingler

Derin peelingler retiküler dermisin orta bölümlerine kadar kontrollü kimyasal hasar oluşturabilir.

En sık:

  • İleri güneş hasarı,
  • Derin kırışıklıklar,
  • Belirgin fotoyaşlanma,
  • Bazı derin akne skarları,
  • Yaygın aktinik keratozlar

için kullanılabilir.

Derin peelingler güçlü ve uzun süreli sonuçlar sağlayabilir ancak iyileşme süreleri uzundur ve ciddi komplikasyon riski taşır.

Derin peeling sonrasında:

  • Yoğun şişlik,
  • Akıntı ve kabuklanma,
  • Uzun süren kızarıklık,
  • Pigment kaybı,
  • Enfeksiyon,
  • Skar,
  • Kalıcı renk farklılığı

görülebilir.

Bu işlemler hastane veya uygun tıbbi koşullarda, yakın takip altında gerçekleştirilmelidir. AAD’ye göre derin peelinglerden sonra evde iyileşme süresi yaklaşık 2–3 haftayı bulabilir.

Fenol Peeling

Fenol, dermatolojide kullanılan en güçlü ve en derin kimyasal peeling ajanlarından biridir.

Genellikle fenol, kroton yağı, su ve farklı yardımcı maddeleri içeren formüller kullanılır. Klasik örneklerden biri Baker–Gordon formülüdür.

Fenol peeling en sık:

  • Derin yüz kırışıklıkları,
  • İleri derecede güneş hasarı,
  • Belirgin fotoyaşlanma,
  • Bazı derin akne skarları,
  • Yaygın aktinik hasar

için değerlendirilebilir.

Fenol melanin üretimini kalıcı şekilde azaltabileceği için açık tenli kişilerde daha uygun olabilir. Koyu ciltlerde kalıcı renk açılması ve yüz ile boyun arasında belirgin renk farkı oluşturabilir.

Fenol cilt yoluyla emilerek kalp, böbrek ve karaciğer üzerinde sistemik etki oluşturabilir. Özellikle kalpte ritim bozukluklarına neden olabileceğinden hastanın genel sağlık durumu önceden ayrıntılı değerlendirilmelidir. Fenol peeling sırasında kardiyak takip, kontrollü uygulama alanları ve yeterli zaman aralıkları gerekebilir.

Fenol peeling:

  • Kalp hastalığı,
  • Ritim bozukluğu,
  • Böbrek veya karaciğer hastalığı,
  • Koyu cilt tipi,
  • Keloid eğilimi,
  • Yara iyileşme problemi

bulunan hastalarda uygun olmayabilir.

Fenol peeling günümüzde lazer ve daha kontrollü yenileme yöntemlerinin yaygınlaşması nedeniyle geçmişe göre daha sınırlı kullanılmaktadır.

Fenol ve Kroton Yağı Peelingleri

Modern derin peelinglerde işlemin derinliğini yalnızca fenol konsantrasyonu değil, kroton yağı miktarı da önemli ölçüde etkiler.

Kroton yağı doku inflamasyonunu ve penetrasyon derinliğini artırabilir. Formülasyondaki küçük değişiklikler bile peelingin etkisini ve komplikasyon riskini değiştirebilir.

Bu nedenle fenol–kroton yağı peelingleri standart bir kozmetik bakım olarak değerlendirilmemeli; bu konuda özel deneyimi bulunan hekimler tarafından uygulanmalıdır.

Peeling Derinliği Nasıl Belirlenir?

Aynı peeling ajanı farklı şartlarda farklı derinliklere ulaşabilir.

Peeling derinliğini etkileyen başlıca faktörler şunlardır:

  • Asidin türü,
  • Konsantrasyonu,
  • pH değeri,
  • Ciltte kalma süresi,
  • Uygulanan kat sayısı,
  • Uygulanan basınç,
  • Cildin yağdan arındırılması,
  • İşlem öncesinde retinoid veya asit kullanımı,
  • Cilt kalınlığı,
  • Uygulanan anatomik bölge,
  • Önceki peeling ve lazer işlemleri,
  • Cilt bariyerinin bütünlüğü.

Göz çevresi ve boyun gibi ince ciltli bölgelerde penetrasyon daha hızlı olabilir. Kalın ve yağlı ciltlerde aynı solüsyon daha yüzeysel kalabilir.

Bu nedenle yalnızca peeling ajanının adına veya konsantrasyonuna bakılarak uygulamanın derinliği kesin biçimde tahmin edilemez.

Kimyasal Peeling Hangi Sorunlarda Kullanılır?

Peelingler uygun hastalarda şu durumlar için kullanılabilir:

  • Aktif akne,
  • Siyah ve beyaz noktalar,
  • Yağlı cilt,
  • Sivilce sonrası kahverengi lekeler,
  • Melazma,
  • Güneş lekeleri,
  • Cilt tonu eşitsizliği,
  • İnce çizgiler,
  • Fotoyaşlanma,
  • Aktinik keratozlar,
  • Yüzeysel akne skarları,
  • Mat ve pürüzlü cilt görünümü.

Her sorun için aynı peeling kullanılmaz. Örneğin yağlı ve akneli ciltlerde salisilik asit, yüzeysel pigmentasyonda glikolik veya mandelik asit, daha belirgin güneş hasarında TCA tercih edilebilir.

Kimyasal Peeling Kimlere Uygulanmaz?

Aşağıdaki durumlarda peeling ertelenebilir veya uygulanmayabilir:

  • Aktif uçuk,
  • Bakteriyel veya mantar enfeksiyonu,
  • Açık yara,
  • Aktif egzama veya dermatit,
  • Yeni geçirilmiş güneş yanığı,
  • Yakın zamanda bronzlaşma,
  • Yara iyileşme bozukluğu,
  • Keloid eğilimi,
  • Kontrol altında olmayan sistemik hastalık,
  • Yakın zamanda yapılan cerrahi veya agresif lazer işlemi,
  • Kullanılan ajana karşı alerji,
  • İşlem sonrası bakıma uyamayacak olmak.

Gebelik ve emzirme döneminde kullanılabilecek ajanlar ayrıca değerlendirilmelidir. Retinoik asit, salisilik asit ve bazı kombine peelingler bu dönemlerde uygun olmayabilir.

İzotretinoin kullanımı veya yakın dönem kullanımı, yapılacak peelingin derinliğine ve cildin durumuna göre değerlendirilir.

Kimyasal Peeling Sonrasında Cilt Nasıl Görünür?

Yüzeysel peelinglerden sonra:

  • Hafif kızarıklık,
  • Yanma veya batma,
  • Kuruluk,
  • İnce pullanma

oluşabilir.

Orta derinlikte peelinglerden sonra:

  • Belirgin kızarıklık,
  • Şişlik,
  • Kahverengi kabuklanma,
  • Tabaka şeklinde soyulma,
  • Hassasiyet

görülebilir.

Derin peelinglerden sonra yoğun inflamasyon, akıntı, kabuklanma ve uzun süren kızarıklık oluşabilir.

Cildin görünümü kullanılan peelinge ve uygulama derinliğine göre değişir. Peeling sonrasında hiçbir soyulma olmaması işlemin etkisiz olduğu anlamına gelmediği gibi yoğun soyulma da daha iyi sonuç anlamına gelmez.

Kimyasal Peeling Sonrası Bakım

İşlem sonrasında:

  • Cilt nazikçe temizlenmelidir.
  • Bariyer onarıcı nemlendirici kullanılmalıdır.
  • Geniş spektrumlu güneş koruyucu uygulanmalıdır.
  • Güneş kremi gün içerisinde yenilenmelidir.
  • Kabuklar ve soyulan deriler koparılmamalıdır.
  • Kese ve fiziksel peeling yapılmamalıdır.
  • Retinoid ve asit içeren ürünlere önerilen süre boyunca ara verilmelidir.
  • Sauna, hamam ve aşırı sıcak ortamlardan kaçınılmalıdır.
  • Ağda, epilasyon ve tahriş edici işlemler ertelenmelidir.
  • Doktor tarafından verilen antiviral veya diğer ilaçlar düzenli kullanılmalıdır.

Soyulan derinin elle kaldırılması enfeksiyon, iz ve renk değişikliği riskini artırabilir.

Kimyasal Peelingin Yan Etkileri Nelerdir?

En sık görülebilen yan etkiler:

  • Kızarıklık,
  • Yanma,
  • Kuruluk,
  • Hassasiyet,
  • Soyulma,
  • Kaşıntı,
  • Geçici koyulaşma.

Daha seyrek görülebilen komplikasyonlar:

  • Kimyasal yanık,
  • Uzamış kızarıklık,
  • Enfeksiyon,
  • Uçuk aktivasyonu,
  • İnflamasyon sonrası hiperpigmentasyon,
  • Cilt renginde açılma,
  • Sınır çizgisi oluşması,
  • Milia,
  • Skar,
  • Keloid,
  • Göz hasarı,
  • Fenol uygulamalarında sistemik toksisite.

Komplikasyon riski peeling derinliği arttıkça yükselir. Orta ve derin peelinglerde enfeksiyon, pigment bozukluğu ve skar gelişme ihtimali yüzeysel peelinglere göre daha fazladır.

Kimyasal Peelingler Hakkında Sık Sorulan Sorular

Hangi peeling daha iyidir?

Her cilt problemi için tek bir en iyi peeling yoktur.

  • Yağlı ve akneli ciltte salisilik asit,
  • Yüzeysel lekelerde glikolik veya mandelik asit,
  • Hassas ve kuru ciltte laktik asit,
  • Melazmada uygun yüzeysel kombinasyonlar,
  • Belirgin güneş hasarında TCA,
  • Derin kırışıklıklarda seçilmiş hastalarda fenol

değerlendirilebilir.

Doğru seçim cilt tipi, tanı ve hedeflenen derinliğe göre yapılır.

Peeling cildi inceltir mi?

Kontrollü ve uygun aralıklarla uygulanan peelingler cildi kalıcı olarak inceltmez. Hücre yenilenmesini ve bazı peelinglerde dermal kolajen üretimini destekleyebilir.

Ancak çok sık, yüksek konsantrasyonda veya kontrolsüz uygulama cilt bariyerini bozarak hassasiyet, yanık ve skara neden olabilir.

Peeling sonrası yüzün soyulması gerekir mi?

Hayır. Her peeling gözle görülür soyulma oluşturmaz.

Özellikle yüzeysel peelinglerde yalnızca hafif kuruluk ve mikroskobik hücre yenilenmesi olabilir. Fazla soyulma daha iyi sonuç anlamına gelmez.

Kimyasal peeling kaç seans uygulanır?

Yüzeysel peelingler çoğunlukla 2–4 hafta aralıklarla birkaç seans uygulanır.

Orta derinlikte peelingler daha seyrek tekrarlanır. Derin peelingler ise genellikle tek seanslık ve uzun iyileşme gerektiren işlemlerdir.

Seans sayısı cilt sorununa ve alınan yanıta göre belirlenir.

Kimyasal peeling yazın yapılır mı?

Bazı hafif yüzeysel peelingler etkili güneş korumasıyla yaz aylarında uygulanabilir.

Orta ve derin peelinglerde güneş maruziyeti pigmentasyon riskini önemli ölçüde artırabilir. Bronzlaşmış veya yakın zamanda güneş yanığı geçirmiş cilde peeling yapılmamalıdır.

Peeling akne izlerini geçirir mi?

Yüzeysel peelingler sivilce sonrası kahverengi lekeleri ve hafif doku düzensizliklerini azaltabilir.

Derin ice pick, boxcar veya rolling skarlar yalnızca yüzeysel peelinglerle tamamen düzelmez. Bu skarlarda TCA CROSS, subsizyon, fraksiyonel lazer veya fraksiyonel radyofrekans gibi yöntemler gerekebilir.

Peeling melazmayı geçirir mi?

Yüzeysel peelingler melazmanın renginin azaltılmasına yardımcı olabilir. Ancak melazma kronik ve tekrarlayıcıdır.

Çok güçlü peelingler inflamasyonu artırarak melazmayı koyulaştırabilir. Güneş koruması ve leke baskılayıcı tedaviler peelinglerle birlikte sürdürülmelidir.

Evde TCA veya fenol peeling yapılabilir mi?

Hayır.

TCA ve fenol yanlış uygulandığında derin kimyasal yanık, kalıcı renk kaybı, skar ve sistemik komplikasyonlara neden olabilir. Özellikle internetten temin edilen yüksek konsantrasyonlu asitler evde kullanılmamalıdır.

FDA da profesyonel gözetim olmadan kullanılan yüksek konsantrasyonlu kimyasal peeling ürünlerinin ciddi kimyasal yanık ve kalıcı hasara yol açabileceği konusunda uyarıda bulunmaktadır.

Muayene neden gereklidir?

Peeling öncesinde:

  • Cilt tipi,
  • Aktif akne varlığı,
  • Lekenin türü,
  • Melazma eğilimi,
  • Kullanılan ilaçlar,
  • Uçuk öyküsü,
  • Keloid yatkınlığı,
  • Önceki işlemler,
  • Güneşe maruziyet,
  • Beklenen iyileşme süresi

değerlendirilir.

Bu değerlendirme sonucunda peeling ajanı, konsantrasyonu, kat sayısı ve seans aralığı kişiye özel olarak belirlenir.

Önemli Bilgilendirme

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı, kişisel tedavi önerisi veya uygulama talimatı niteliği taşımaz.

Kimyasal peelingin derinliği yalnızca kullanılan asidin adı veya konsantrasyonuyla belirlenmez. Cilt tipi, uygulama tekniği ve işlem öncesi hazırlık sonucu önemli ölçüde etkiler.

Özellikle orta derinlikte ve derin peelinglerin dermatolog tarafından, uygun tıbbi koşullarda uygulanması önemlidir.

Paylaşma Seçenekleri:

Hemen Ara
Randevu Oluştur
WhatsApp